YUNUS KANDIM HAKKINDA-TUNCER KALKAY-www.kirimdernegi.org

 

Yunus Kandım

Tuncer KALKAY

Günümüz Kırım Tatar şairlerinden Yunus Kandım’ı, bundan iki yıl önce Mart ayında, çok genç yaşta ve en verimli çağında iken zamansız bir şekilde kaybetmenin üzüntüsünü halen yaşıyoruz.
Kırım Tatarlarının meşhur şairlerinden olan Yunus Kandım, aynı zamanda gazeteci- yazarlık ve tercümanlık mesleklerini de sürdürüyordu. 4 Eylül 1959 yılında, halkı ile birlikte sürgünde bulunduğu, Özbekistan’ın Taşkent şehrinde dünyaya gelen Yunus Kandım, Nizami Adına Taşkent Pedagoji Enstitüsünün Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra 1981 ila 1989 yılları arasında Taşkent’te Kırım Tatarca yayınlanan ‘Lenin Bayragı’ gazetesinde muhabirlik ve idarecilik yaptı.
Vatan Kırım’a 1989 yılında dönüş yaparak, Kırım Tatarca olarak Vatan’da yayınlanan ‘Dostluk’ ve ‘Yanı Dunya’   gazetelerinde de muhabirlik ve idarecilik gorevlerine devam etti.
Kendisi ile ilk kez 1990 yılının Temmuz ayında Vatan Kırım’ın Akmescit şehrinde karşılaşmıştık. Bu karşılaşmamızda ilk şiir kitabı olan ‘Sen Denizge Benzeysin’i de hediye olarak takdim etmişti.
Yunus Kandım’ı gazetelerde yayınlanan yazıları ve şiirlerinden, Kırım Tatarları için değerli bir edip olduğunu anlamak pek zor değildi. Bununla birlikte bazı arkadaşlarımızla yaptığı mektuplaşmaları da okuyorduk. Tabii ki, bu mektuplar iki kişi arasındaki özel bilgiler olmayıp, genelde Kırım Tatarlarının problemlerini işleyen konuları içermesinden dolayı aramızda da dağılıyordu. Dolayısıyla yüz yüze gelmeden önce de aramızda bir bağ, bir sıcaklık çok önceden oluşmuştu.
Vatan Kırım’a ilk ayak bastığımız günün akşamında (5 Temmuz 1990) kaldığımızı otele gelmiş ve saatlerce sohbet etmiştik. Girişken, hoş sohbet, dost canlısı ve sıcakkanlı özelliklerinden dolayı hemen kaynaşmıştık. Geniş bilgi hazinesi yanında, soran, sorgulayan, merak eden yanını da görmüştük. İri, simsiyah, çakmak çakmak bakan gözleri sanki araştırmacı kimliğini de gösterir gibiydi.
Sovyetler Birliği’nin henüz yıkılmadığı 1990 yılında Vatan Kırım’a dönüşler yeni başlamış, 80-90 bin civarında Kırım Tatarı Vatanına dönebilmiş, ancak, Vatan da onları çok zor şartlar karşılamıştı. Bu yıllarda Vatana dönüş yapan Kırım Tatarları, toprağı kazarak açtıkları çukurların üzerini naylon örtülerle örtmüş ya da derme çatma barakalarla kalacakları yerleri hazırlamışlardı. Bırakınız, su, elektrik gibi olmazsa olmaz ihtiyaçları, üzerlerine örtecek yorgan ve battaniyeleri bile olmayan bu halka ne aş, ne de iş verilmediği gibi kaldıkları barakalara da sürekli polis baskınları düzenleniyordu.
İşte böyle bir ortamda Yunus Kandım’ı, Yunus Kandım gibi  onlarca Kırım Tatarını tanımakla, Kırım Tatarlarının Vatan için yaktıkları meşaleyi, mücadelelerini, inançlarını, sabırlarını, azimlerini anlamak daha da kolaylaşıyordu. Her türlü olumsuz şartlara rağmen Vatan Kırım’a dönebilmek her şeye değiyordu.
Aslında Yunus Kandım’ın Özbekistan’da, Taşkent’te iyi konumda olan bir işi de vardı.Yunus Kandım gibi Kırım Tatarlarının büyük çoğunluğu, sürgün bölgelerinde yaşadıkları baskılı ve acılı yıllardan sonra kendilerine yer edinerek çalışmaya başlamış, ev sahibi de olmuşlardı. Bu insanların onlarca yıllarda edindikleri kazanımlarını, birikimlerini hiç tereddüt etmeden sürgün bölgelerinde bırakarak Vatan Kırım’a gelmelerinin gerekçeleri arasında, ne daha çok mal, ne daha çok zenginlik ne de daha çok rahatlık bulunuyordu. Onlar, sadece ellerinden alınanları istiyorlardı.
Vatan, vatan mücadelesi işte bu insanlarla, bu insanlarla bir arada olmakla bambaşka bir anlam taşıyordu. Bu insanlar dişleriyle, tırnaklarıyla döndükleri Kırım’ı tekrar Vatan yapmak, tekrar vatan da kök salmak için mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlardı. Yunus Kandım da bunlardan birisiydi.
Yunus Kandım ile daha sonraki yılarda da görüşmelerimiz devam etti. Her görüşmemizde, ilk karşılaşmamızdaki heyecan da sürdü. ‘Sen Denizge Benzeysin’ adlı şiir kitabı Kırım Tatarca olarak, ‘Sarı An – Jovta mit’ adlı şiir kitabı Kırım Tatarca ve Ukraince olarak yayınladı. 1 inci Kırım Tatar Kurultayı ile ilgili ‘Kurultay: O Nasıl Olgan Edi’ kitapçığı ile Çelebi Cihan’ın faaliyetlerine yer verilen ‘Kureş Meydanının Ot Basmaz’ adlı kitabı da yayınlamıştı. Cengiz Dağcı’nın ‘Onlar da İnsandı’ ‘Yurdunu Kaybeden Adam’, ‘Korkunç Yıllar’, ‘Anneme Mektuplar’ romanlarını ve ‘Hatıralarda Cengiz Dağcı’  kitabını Kırım Tatarcasına aktararak ‘Yıldız’ dergisinde yayınlattırdı. Şiirleri pek çok kitap ve dergilerde yayınlandı. Rusça’dan ve Ukraince’den yaptığı tercümeler ile Türk dünyasından aktardığı pek çok eser Kırım Tatarca olarak basıldı.
Yunus Kandım hakkında “Pamyati Yunusa Kandıma” (Yunus Kandım’ın Hatırasına) adlı kitabın basıldığını da Kırım Haber Ajansı’ndan öğrenmiş bulunuyor, bunu da Şair için Vatanında yapılan bir vefa borcu olarak görüyoruz.  
Kendi tabiriyle Kırım Tatar Edebiyatının geleceği konusunda endişelenen, Vatan Kırım’ın, Kırım Tatar Edebiyatının bir parçası olan vatanperver şairimizi, kırk beş yaşında iken aramızdan ayrılmasının ikinci yılında rahmetle anıyoruz.


Anket

  Cengiz Dağcı'nın Polonya'da tanınan bir yazar olabilmesi için sizce en etkil çalışma hangisi olurdu ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    469469 Ziyaretçi