YAŞAYAN EFSANELERİN TARİHİ BULUŞMASI(C.DAĞCI-M.C.KIRIMOĞLU)-MUSTAFA KÖKER-www.ufukötesi.com-09.2005

 

Yaşayan efsanelerin tarihi buluşması


Kırım Türklerinin efsanevi önderi Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Kırımlı ünlü yazar Cengiz Dağcı’nın ilk buluşması Londra’da gerçekleşti. Kırım Milli Meclisi Başkanı Kırımoğlu’nun, Dağcı’yı Güneybatı Londra’daki evinde ziyareti sırasında duygulu anlar yaşandı

MUSTAFA KÖKER-LONDRA Kırım Türkleri Milli Meclisi Başkanı Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu, İngiltere’de yaşayan Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’yı evinde ziyaret etti. II. Dünya Savaşı’nda Urallar’a sürgün edilen Kırımoğlu ile savaş sonrası İngiltere’ye göç eden Dağcı’nın buluşmasında duygulu anlar yaşandı. Ukrayna Parlamentosu’nda Kırım Türklerini temsil eden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şube Başkanı Celal İçten’le birlikte Cengiz Dağcı’yı güneybatı Londra’nın Southfield bölgesindeki evinde ziyaret etti. Uzun yıllar Kırım Türklerinin insan hakları mücadelesini savunan ve hayatının büyük bölümü sürgün ve hapislerde geçen Kırımoğlu ile II. Dünya Savaşı sonrası Polonya üzerinden İngiltere’ye göç eden Dağcı, ilk buluşmada hasret gidermenin ötesinde Kırım’ın dünü, bugünü ve geleceğini konuştular. “BÜYÜK BİR SÜRPRİZ OLDU” Evinin kapısında Kırım Türklerinin efsanevi mücadele adamı Kırımoğlu’nu gören Cengiz Dağcı gözyaşlarını tutamazken, “bu ziyaret benim için büyük sürpriz oldu. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun beni ziyarete gelmesini beklemiyordum. Nezaket gösterip beni mutlu etti” dedi. Yalnız yaşadığı evinde Kırımoğlu’nu konuk eden Dağcı, Kırım Türkleri ile ilgili haberleri kendisine zaman zaman ulaşan gazeteler ile radyodan takip edebildiğini belirterek, “son gelişmeleri tam olarak izleyemiyorum. Hem yaşlandım hem de gözlerimdeki rahatsızlık sebebiyle medyayı takip edemiyorum” diye konuştu. Mustafa Kırımoğlu’nun ziyaretini, “büyük incelik” diye yorumlayan Dağcı, duygularını ise şöyle ifade etti: “Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu anlatmak çok zor. Mustafa Bey benim için gerçek ile rüya arasında bir şahıstır. Kırım Türkleri için verdiği mücadele dolayısıyla Cemiloğlu’nu (Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu sürgün yıllarında ‘Cemiloğlu’ olarak tanındı) hayelen hatırlıyoruz. Her bir Kırım Türk’ü gibi Cemiloğlu da çok çile çekti.” “YAŞAYAN EN KIYMETLİ İNSAN” Cengiz Dağcı gibi buluşma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Dağcı ile biraraya gelmeyi uzun zamandır arzu etmesine rağmen bugüne nasip olduğunu belirterek, “Cengiz Dağcı, Kırım Türkleri tarihinin hayatta olan en kıymetli şahsiyetlerinden biridir. En önemli tarafı, Kırım Türklerinin sorunlarını Sovyetler Birliği dışında dünyaya duyuran bir fikir ve edebiyat adamıdır. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Dağcı’nın kitaplarını kendi soydaşlarına da okutmaya başladık. Umarız kendisini memleketi Kırım’da tekrar görürüz” şeklinde konuştu. “BİZİM HAYATIMIZ KARIŞIK BİR TARİH” Buluşma sırasında yaşantıları ve Kırım Türkleri ile ilgili son gelişmeler üzerinde duruldu. Cengiz Dağcı, II. Dünya Savaşı sonrası çok zor günler geçirdiğini anlatırken, “İngiltere’ye 1945’de geldik. Geldiğimizde neredeyse yalın ayaktık. Polonyalı eşim Regina ile birlikte evvela kendi hayatımızı kurmak zorundaydık. Çok zor işler yaptık. Bir kızımız oldu, onu eğitmek için, düzen kurmak için her türlü zorlukları yaşadık. Bizim hayatımız karışık bir tarih gibi” diye içini döktü. “SİZİ KIRIM’A BEKLİYORUZ” Kırım’daki durum hakkında Dağcı’a bilgi veren Kırımoğlu da son durumu anlatırken, şu anda Kırım’a dönen Türk nüfusunun 265 bin civarında olduğunu anlattı. Savaş öncesi Kırım Türklerinin nüfusunun 780 bin civarında olduğunu ve Kırım Otonom Cumhuriyeti’nin yüzde 13’ünü teşkil ettiğini hatırlatan Kırımoğlu, “Bizim tahminlerimize göre bugün Kırım Türklerinin nüfusu 2 milyon civarında. Ama bir kısmı Orta Asya cumhuriyetlerinde ve dünyanın diğer bölgelerine dağılmış durumda. Geriye dönenlere Ukrayna yönetiminin yaklaşımı iyi. Halkın ekonomik, eğitim, barınma gibi çok ciddi ve önemli sorunları var. Bunları aşmak için çaba harcıyoruz ama imkanlarımız çok sınırlı. İnşallah sizi de sağlığınızda ata topraklarında görmek istiyoruz” diyerek Dağcı’yı Kırım’a davet etti. Kırım Tatar Meclisi Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Londra’da siyasi sığınmacı olarak yaşayan Çeçenistan’ın Dışişleri Bakanı Ahmet Zakayev ve Rus rejim muhalifi araştırmacı-yazar Vilademir Butovski ile de biraraya geldi. CENGİZ DAĞCI’NIN ÖZGEÇMİŞİ Cengiz Dağcı, 9 Mart 1920 tarihinde Kırım'ın Yalta şehrinin Kızıltaş köyünde doğdu. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçti. İlköğrenimi köyünde ve Akmescit'te yaptı.Aynı şehirde ortaokulu bitirdi (1938). Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı. 1941'de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946'da Londra'ya yerleşti. Eserlerinde Kırım Türklerinin Rusların zulmü altındaki hayatını anlatır. Türk edebiyatının en güçlü yazarlarındandır. Hüzünlü bir üslûbu vardır. Bugüne kadar yayımlanmış 20’nin üzerinde eseri mevcut. Kitaplarında duygusallığın öne çıktığı bir dil kullanan Dağcı, doğduğu ve çocukluğu ile gençliğinin geçtiği Kırım topraklarını ve Tatar halkının çilesini anlatan yazarın, soğuk savaş döneminde Londra’da yazdığı kitapları Türkiye’de yayınlandı. İlk kitapları Varlık yayınları arasında çıktı. Şu anda bütün eserleri Ötügen Neşriyat tarafından basılıyor. Yazarın bilinen yayımlanmış eserlerinden bazıları şöyle: Yansılar 1, Yansılar 2, Yansılar 3, Yansılar 4, Ben ve İçimdeki Ben, Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, Onlar da İnsandı, O topraklar Bizimdi, Anneme Mektuplar, Ölüm ve Korku Günleri, Badem Dalına Asılı Bebekler, Yoldaşlar, Biz Beraber Geçtik Bu Yolu, Dönüş, Üşüyen Sokak, Regina, Hatıralarda Cengiz Dağcı, Bay Markus’un Köpeği, Bay John Marple’nin Son Yolculuğu, Oy Markus Oy, Rüyalarda: Ana ve Küçük Alimcan. MUSTAFA ABDÜLCEMİL KIRIMOĞLU 13 Kasım 1943 yılında Bozköy'de doğdu. Babası Abdülcemil ve annesi Mahfure, Stalin döneminde Sudak'ın Ayserez köyünden "Kulak", yani zengin aile çocukları oldukları gerekçesiyle Urallar'a sürüldü. II. Dünya Savaşı esnasında gizlice Kırım'a dönen aile ,18 Mayıs 1944'de, bütün Kırım Tatarları gibi Kırım'dan sürgün edildi. 1961 yılında arkadaşlarıyla birlikte "Kırım Tatar Millî Gençlik Teşkilatı"nı kurdu. Bir kaç hafta sonra teşkilatın liderleri tutuklandı. Sovyetler Birliği'nin millî siyasetini lekelemekle suçlanarak 1969 yılında yakalandı ve tutuklandı. Kırımoğlu 1974 yılında üçüncü defa tutuklandı ve 1 yıl müddetle Sibirya'da ağır şartlı çalışma kampına sürgün edildi. 1983 yılı kasım ayında altıncı defa tutuklandı. Taşkent'deki yargılama sonucunda üç yıl ağır şartlı çalışma kampına gönderildi. Arkadaşlarıyla birlikte, 1987 yılında Kızıl Meydan'da Sovyet tarihinde benzeri hiç görülmemiş Kırım Türklerinin gösterilerini organize etti. Kırımoğlu 1989 yılı Mayıs ayında Taşkent'te toplanan Kırım Tatar Millî Hareketi Teşebbüs Grupları Genel toplantısında kurulan Kırım Tatar Milli Hareketi Teşkilatı başkanlığına seçildi. II.Kırım Tatar Millî Kurultayı 26 Haziran 1991'de Akmescit'de toplandı. Bu Kurultay'ın seçtiği ve Kırım Türklerini temsile yetkili en üst organ olan Kırım Milli Meclisi Başkanlığına seçildi. Kasım 2001'de toplanan IV. Millî Kurultay'da seçilen Meclis'in başkanlığına yeniden seçildi.


Anket

  Cengiz Dağcı'nın Polonya'da tanınan bir yazar olabilmesi için sizce en etkil çalışma hangisi olurdu ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    485842 Ziyaretçi