HİKMET ALTINKAYNAK İLE KONUŞMA-YÜKSEL PAZARKAYA-CUMHURİYET KİTAP EKİ 27.12.2007

 

Hikmet Altınkaynak´tan ´Türk Edebiyatında Yazarlar
 
´Biyografi yazmak benim işim´
Hikmet Altınkaynak daha güncel bir yazarlar sözlüğü ile çıktı karşımıza. Önceki yazar sözlüklerinin en yakın tarihlisinin 5-6 yıl evveline ait olduğunu düşünürsek Altınkaynak´ın sözlüğünün önemi daha bir öne çıkar. Altınkaynak´la sözlüğünü konuştuk.
Yüksel PAZARKAYA
-"Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü" ile bir Sisifos kayasını kaldırıp tepeye taşımış görünüyorsunuz. Böylesine zaman ve emek isteyen bir çalışmayı elbette keyiften yapmadınız. Bir gereksinme mi vardı? Hangi açıdan?
 - Çok haklısınız, bu iş keyifle yapılacak iş değil. Önsözde de belirttiğim gibi, çalışmanın pek çok aşamasında böyle bir işe girdiğim için çok pişman oldum. Ama söz vermiştim, bunu yapacaktım. Bu iş kamu işi haline dönüştü benim için. Tabii, yaptığım işin Sifisos´un kayasını tepeye çıkarmasına da benzetebiliriz. Gerçi benim yaptığım biraz daha farklı... Sifisos, kayayı tepeye çıkardıktan sonra kaya yuvarlanıyor yuvarlanıyor, başlangıç noktasına geliyor. Sisifos, her defasında aynı işi yapıyor. Ama ben, her baskıda aynı işi yapmayacağım. İşim yine kayayı zirveye çıkarmak olsa da daha küçük kayaları, küçük taşları, ilk çıkardığım kayanın üstüne yığacağım!
Bileceğiniz gibi ben öteden beri biyografi yazmaya çalışıyorum. 1977´de çıkan ilk kitabım Edebiyatımızda 1940 Kuşağı, inceleme kitabı olmakla birlikte, değinilen şairlerin biyografilerini de içeriyordu. Yine aynı yıl Asım Bezirci´yle ortak kitabımız Orhan Kemal de bir biyografi kitabıydı. Bunu sonraki süreçte de sürdürdüm. Bizim Ünlüler diye bir dizi yaptım. 100 Temel Eser´in sahiplerinin biyografilerini yazdım. Dahası bu yıl görev yaptığım Yıldız Teknik Üniversitesi´nde "Biyografi Yazımı" adıyla bir de ders okutmaya başladım!
Şunu söylemeye çalışıyorum ki, biyografi yazmak artık benim işim oldu! Madem bunları hep yazıyorum, neden bunları bir sözlükle farklı bir formata taşımayayım diye düşündüm bir yandan. Elbette bu alanda bir gereksinmenin de olduğunu düşünerek... Ortalıkta dolaşan 3-5 sözlük, çok köklü bir edebiyatın yükünü taşıyamaz, diye de düşündüm. Çok sayıda olması, üzerine düşünenlerin artması, edebiyatımıza da devinim sağlamaz mı? Dolayısıyla gereksinmeyi bakış açısı, nitelik, kapsam ve güncellik diye sıralayabilirim.
- 788 sayfalık büyük boyut bir kitap. Aslında sayfa iki sütuna ayrıldığı için, neredeyse 1600 sayfalık bir içerik. Ne kadar sürdü bu çalışma, nerede engellerle, güçlüklerle karşılaştınız?
 - Bu çalışma 13 yıl sürdü. Bu 13 yıl içinde ne tür engeller olmadı ki... Ama sözlüğe yönelik olarak öncelikle az tanıdığım yazarlar için kaynaklara ve kendilerine ulaşamamak en büyük engelim oldu. Özellikle son gözden geçirmeleri yaptığım geçen yıl, Milli Kütüphane´nin web sitesinin sık sık bozulması hizmet vermemesi, çalışmalarımı hep böldü. Her arızada Ankara´ya telefon edip arızanın giderilmesini istedim, yapıldı. Ama kaç kez de cuma gününe rastladı, çalışma saati biterken bozulan site, pazartesi öğleden sonra açılıyordu ki, üç gün çalışamıyor, mahvoluyordum. Öte yandan bu sitede birçok kitap adının, yazar adının yanlış olarak işlenmesi beni çok şaşırttı. Başlangıçta not almaya başladım. Sonradan baktım çok zamanım gidiyor, vazgeçtim. Oysa bir kitap da ondan çıkabilirdi!?
KOMİK YANLIŞLIKLAR...
Bunların bazıları çok komikti. Birkaç tane örnek vereyim: Şakir Eczacıbaşı´nın kitaplarını tararken, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi Yayın Kurulu Başkanı denildikten sonra hazırlayanlar da sıralanıyor; Ali Gevgilili olması gereken isim Ali Sevgili oluyor. Anlar/Moments olması gerekirken, Anılar/Moments, deniyor. Cengiz Dağcı için (1919-1988) yazılarak, halen Londra´da yaşayan Dağcı öldürülüyor. M. Güner Demiray´ın Halk Çiçekleri (1985) kitabı Halk Çareleri (1985) yapılıyor. Oğuz Demiralp´in Kör Okur: Sadık Hidayet kitabının matbaası Şefik Matbaası olacakken Şerif Matbaası oluyor. Refik Durbaş´ın Çaylar Şirketten kitabının adı Çağlar Şirketten yapılıyor. Yaşar Miraç´ın Çan Deresi Türküleri kitabının adı Çan Dersi Türküleri oluyor. İlhami Soysal´ın 1939 Türk-Fransız İttifakı (1982) adlı kitabının karşısında İsmail Soysal yazıyor. Oğuz Tansel´in Savrulmayı Bekleyen Harman adlı kitabı Savrulmayı Bekleyen Hormon adını alıyor!
Tüm bu hatalara karşın her yazarın kitapları, yayım tarihleri için çeşitli kaynaklarla karşılaştırma yaptım ve bunlar çok zamanımı aldı.
- Başlangıcından günümüze Türk edebiyatına adını yazmış 1400 yazar ve şairi kapsıyor. Yine de şu eksik, bu eksik, diyen olacaktır. Ya da ona geniş yer verilmiş, bana az, diyen, demese bile düşünen olacaktır. Antolojiler gibi bu da nankör bir iş, diye düşünüyorum. Seçimde ve hacimde ölçütleriniz neler?
 - Ben bunları çok doğal karşılıyorum. Çünkü neredeyse 25-30 yıldır bunları ben yazıyor söylüyorum. Şimdi benim ortaya koyduğum bir çalışma için düşünülmesi, söylenmesi, yazılması kaçınılmaz. Olabilir. Kurul olsa, bu iş kurulun üstüne yıkılırdı. Ama burada ben varım. Her türlü sorumluluk bana ait.
İyiniyet ve iyimserlikle, tanıyabildiğim, kavrayabildiğim kadarıyla bir liste yaptım. Esnek bir liste. Bu listeden çıkarma olmasa da sürekli yeniler eklenerek gelişen bir liste oldu. Ölçütüm kitabı az da olsa, yazarlık şairlik yeteneği olan yazarları ve şairleri sözlüğe almak...Çok doğaldır ki, bütün bunlar yürüyen gerçekler karşısında bazen yetersiz konuma düşme tehlikesini taşıyor. Onları da yeni baskılarda tamamlama gibi bir yol her zaman için açık olduğundan, içim rahat diyebilirim. Sisifosluğa devam..
- Sizin çalışmanızın, var olan sözlüklerden farklı yanları neler?
 - Şunlar farklıdır diyebilirim: Her şeyden önce 1400 şair ve yazarı kapsaması. Yargılarda daha nesnel davranılması. Bugüne kadar birçok sözlükte yer almayan şair ve yazarların bulunması. Kimi yazarların Milli Kütüphane´de ulaşılan mikroform biçimli eserlerinin de belirtilmesi... Olabildiğince de yanlışsız olması. Sıfır yanlış, boyumu aşar. Bunu kimse de diyemez gibi geliyor bana..
.- Bildiğiniz gibi, yazar sözlükleri, son kullanma tarihleri çabuk gelen yapıtlardır. Sözlüğü klasik olmuş, Sevgili Behçet Necatigil´den biliyorum. Onun yaşadığı yılların tek olanağı dergileri, gazeteleri gün gün izleyip, yeni bilgileri derler ve neredeyse iki yılda bir yeni baskı hazırlayarak bütün bilgileri güncelleştirirdi. İşin bu netameli boyutunu, her ne kadar bugün geçmişe göre bilgisayarlı çalışmak daha kolay görünüyorsa da, nasıl düşünüyorsunuz? Herhalde böylesine büyük bir çalışmayı bir defalık olsun diye yapmadınız...
- Elbette bir defalık değil yaptığım iş. Bunu her baskıda güncelleştirmek/güçlendirmek gerekir. Dahası gözlemlediğim kadarıyla gördüğü ilgi nedeniyle sözlüğümün yıl bitmeden belki yeni bir baskısı da yapabilir. Bunun için hazırlıklıyım. Henüz yayınevimle hiç görüşmedim bu konuyu. Kitap çıktıktan sonra zaten yeni bir dosya açıp günbegün güncellemeleri yapmaya başladım bile... Mola vermeden disiplinli bir çalışma gerekiyor, buna başladım. Bu arada sağ olsun yazar arkadaşlar da kendi biyografileriyle ilgili gelişmelerden beni haberdar ediyorlar. Bu fırsattan yararlanarak ben de Cumhuriyet Kitap okurlarına e-posta adresimi vereyim de bu konuda gelecek önerileri edinmiş olayım. (e-posta: haltinkaynak@gmail.com)
YENİ BÖLÜMLER...
-Yeni baskılarda güncelleştirmek dışında, eklemek istediğiniz yeni bölümler var mı? Örneğin, Necatigil´in ödül dizinleri gibi.
- İyi ki sordunuz bunu. Aslında bu bölüm ve ´Kaynakça´ da hazırdı, vardı. Ama gördüğünüz gibi 788 sayfa. Ödüller ve Yarışmalar ile 850 sayfayı bulur. Bunun yanında ´olmalı´ denilecek kimi imzalarla 900 sayfaya çıkar. Şimdilik tamamlayıcı imzalar dışında, her imza için ´Kaynakça´ koymak istemiyorum. Çünkü kişileri anlatırken, gerekli yerlerde gerekli kaynaklara yeterince yer verdim. Ödüller ve Yarışmalar bölümünü düşüneceğim. Bir yandan da İngilizce ve Almanca yayımlanabilmesini araştırıyorum.
- Hikmet Altınkaynak, edebiyat alanında şu sıralar başka ne gibi çalışmalar yapıyor?
- Cumhuriyet´e arada bir yazmaya, kitap okumaya, sanat edebiyat etkinliklerine, bu arada üniversitelerden gelen "Bu Sözlüğü Nasıl Yazdım?" konulu söyleşilere ve imza günlerine katılmaya çalışıyor. Bir yandan da Çağdaş Türk Şiiri 2´yi tamamlama özlemini derinden duyuyor.
(Hikmet Altınkaynak: Türk Edebiyatında Yazarlar Ve Şairler Sözlüğü, Doğan Kitap, İstanbul 2007. 788 s. )
(Cumhuriyet Kitap Eki, 27 Aralık 2007)


Anket

  Cengiz Dağcı'nın Polonya'da tanınan bir yazar olabilmesi için sizce en etkil çalışma hangisi olurdu ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    485917 Ziyaretçi