GAMALI HAÇ İLE KIZIL YILDIZ ARASINDAKİ YAZAR CENGİZ DAĞCI-NAİL AYTAR www.fikirdebirlik.org SAYI:3

 

KİTABİYAT: GAMALI HAÇ İLE KIZIL YILDIZ ARASINDAKİ YAZAR CENGİZ DAĞCI

 

Nail AYTAR

Ufuk Ötesi Yayınlarından yeni çıkan GAMALI HAÇ İLE KIZIL YILDIZ ARASINDAKİ YAZAR CENGİZ DAĞCI isimli kitap Abdulvahap KARA tarafından yazılmış 144 sayfalık Cengiz Dağcı’yı ve romanlarını inceleme kitabıdır. Kitaba esas konu olan Cengiz Dağcı’nın romanları ile yaşadığı olayları karşılaştırmak ve yazılanların sadece bir roman olmadığı ve pek çoğunun romanlaştırılmış gerçek hadiseler olduğu tespiti yapılmış. Özellikle 2.Dünya Savaşının iki tarafı Faşist Almanya ve Komünist Rusya arasında ezilen ve yok edilenlerin Müslüman Türk halkları olduğunu görüyoruz. Müslüman Türk Halklarını zerre kadar ilgilendirmeyen iki totaliter idarenin her iki tarafında savaşan bu halklar ne için savaştıklarını bile bilmeden savaşmışlardır. Önce Sovyet cephesinde ve sonra esir edildikleri Alman cephesinde savaştırılan bu lejyonerler milyonlarla ifade edilen kayıplar verdikten sonra savaş bitiminde de rahata erememişlerdir. Savaşın bitiminde Avrupa ülkeleri tarafından Sovyet Rusya’ya verilenler anında öldürülmüş hatta Türkiye’ye gelenlerden dahi teslim edilerek sınırda bizim askerlerimizin gözü önünde kurşuna dizilenler olmuştur. Cengiz Dağcı ise eşi Regina ile İngiltere’ye kaçarak bu kötü sondan kurtulmuştur.

Cengiz Dağcı dünya üzerinde Kırım’ı ve Kırım Tatarlarını anlatan en iyi yazarlardan bir tanesidir hiç şüphesiz. Kendi Vatanından uzakta ve hiç yaşamadığı Türkiye Türkçesinde yazarak Kırım’ın gerçeklerini anlatmayı başarmıştır. Cengiz Dağcı Romanlarını kendi için yazmış Kırım sevgisini belki de böylece bir miktarda olsa tatmin edebilmiştir.

Bu dönemin tarihsel incelemesi içinde üzerine yüzlerce cilt kitap yazılan, yüzlerce film yapılan, müzeler kurulan Yahudi soykırımı hadisesi Türkiye’de yaşayan ilkokul çocuğunun bile hafızasına kazınmışken 5 milyon ölü veren Türk ve Müslüman halklarının durumundan pek çok ilim adamının bile haberi yok. Türkistan Lejyonu, Kırım Lejyonu, Tatar Lejyonu, Kafkas Lejyonu nedir, neden kurulmuştur, neler yapmışlardır bunları anlatan sadece o günleri yaşayan ve hasbelkader kaleme alan 3-5 kişinin hatıralarından öğrenebiliyoruz. Bunlardan Hüseyin İkram Han’ın “Bir Türkistanlının İkinci Dünya Savaşı Hatıraları”, Cabbar Ertürk’ün “Kızılordu’dan Kafkas Milli Lejyonuna Bir Türk’ün II. Dünya Harbi Hatıraları” ve Sefer Aymergen’in hatıralarından yola çıkarak yazdığı romanları sayılabilir.

Cengiz Dağcı’nın üniversite öğrencisi iken askere alınması ve subay olarak eğitilmesi dönemi ile başlayan kitap Biz Beraber Geçtik Bu Yolu, Yurdunu Kaybeden Adam, O Topraklar Bizimdi ve Korkunç Yıllar romanları çerçevesinde tarihi gerçeklerle bağlantıları kurularak devam ettirilmiş. Romanların kahramanları İzmail Tavlı ve Sadık Turan ise hayali kahramanlar değil Cengiz Dağcı’dan başkası değil yazara göre. Savaşın başlaması ve esir düşmenin arkasından yaşanan Nazi vahşeti aç susuz bırakılan insanlar esir kampları keyfi öldürmeler ve arkasından saf ve temiz bu insanların Nazilerin sizin vatanınızı kurtaracağız yalanlarına inanmaları aslında denize düşen yılana sarılır hadisesinden başka bir şey değil. Dil bilmeyen, günde 50 gram ekmek ve yarım litre çorba ile beslenen bazen haftalarca aç bırakılan bir yerden bir yere nakledilirken düşen ve arkada kalanların tabanca ile vurularak öldürüldüğü kamplardan kurtulmak aslında en büyük mucize.

Lejyoner seçildikten sonra Alman işgalindeki Kırım’a giden Cengiz Dağcı aslında hiçbir şeyin düzelmediğini umutla beklenen Almanlarında Ruslardan farklı olmadığını görmüş oluyordu. Bu gidişi Kırım’ı ve ailesini son görüşü oldu Cengiz Dağcının. Bir Rus askerinin söylediği hiç Kırımsız, Kafkasyasız, Türkistansız Rusya, Rusya olur mu sözü Rus Emperyalizmini çok iyi açıklamaktadır. Aynı gerçeğin Almanlar içinde geçerli olduğu ve sömürgecilikten farklı bir amaç taşımadıklarını işgal ettikleri yerlerdeki halka eziyet ederek gösteriyorlardı.

Cengiz Dağcı’nın daha Kırım’da öğrenciyken şiir ve yazılar yazdığı edebiyata meraklı olduğu biliniyordu bu merakı ile anılarını romanlaştırdığını aynı zamanda siyasi kaygıları da olduğunu için bu yolu tercih ettiğini düşünüyor yazar. Cengiz Dağcı’nın savaş sonrası İngiltere’den Türkiye’ye gelmek için başvurusu reddedilip vize verilmemesini de bir kırgınlık konusu olup olmadığını düşünen yazar Cengiz Dağcı’nın Kırım’a da son zamanlarda gitmemesinin sebebi olarak içine kapanık bir yaşamı sevdiğini ve evinden dışarıya pek çıkmamasını görüyor. Sağlık sebepleri ve aslında kendi yarattığı dünyanın bozulacağı korkusu ile Cengiz Dağcı’nın yaşamını devam ettirdiği bir gerçek olsa da hiç birimizin zamanı geri çevirme şansımızın olmadığı ve bugünün gerçekleriyle yaşamayı bilmemiz en doğrusu olacaktır aslında.

 


Anket

  Cengiz Dağcı'nın Polonya'da tanınan bir yazar olabilmesi için sizce en etkil çalışma hangisi olurdu ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    505307 Ziyaretçi