CENGİZ DAĞCI'YI ZİYARET-MUSTAFA KÖKER-BAHÇESARAY DERGİSİ-SAYI 23-EYLÜL-EKİM 2003

Cengiz Dağcı'yı Ziyaret

Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten, Neşe Karatay ve Tülay İçten ile birlikte, Londra'da yaşayan tanınmış yazarımız Cengiz Dağcı'yı ziyaret ettiler.

19 Ekim - 25 Ekim 2003 tarihleri arasında yapılan ziyaretlerde, Zafer ve Neşe Karatay tarafından hazırlanacak Cengiz Dağcı belgeseli için çekimler yapıldı. Tam 69 yıldır Vatan'ı Kırım'dan uzakta yaşayan Cengiz Dağcı'ya yapılan bu ziyaret ve çekimler yazarımızı çok sevindirdi.

Çekimlerde Cengiz Dağcı, hayatını, yaşadıklarını, eserlerini, eserlerinin tesirlerini ve Vatan Kırım'ı ve Kırım Tatar Türklerini, duygularını düşüncelerini bütün samimiyetiyle anlattı.

Çekimleri gerçekleştiren Zafer Karatay, "Kendisi ve eserleri ile ilgili olarak konuşurken son derece alçak gönüllü ve mahcup bir tutum sergileyen Cengiz Dağcı, konu Kırım, Gurzuf, Kızıltaş, Salgır ve Kırım Tatarları olunca bambaşka bir Cengiz Dağcı oluyordu. Kırım sevgisi, halkına olan sevgisi ve onların mücadelesine duyduğu saygı çok etkileyici idi. Doğrusunu söylemek gerekirse onunla sohbetlerimizde Londra'da olduğumuzu unutuyor, kendimizi Vatan Kırım'ın o güzel topraklarında, Gurzuf'taki evinde zannediyorduk. Zaten eserleriyle milyonlarca insanı etkileyen, yüz binlere Kırım'ı sevdiren bu büyük yazarımızın eserlerinin niçin bu kadar etkili olduğunu, onunla tanışınca daha iyi anladım" diyor ve ilave ediyordu." Ne yazık ki, sadece Kırım için değil yazdığı 20'den fazla eserle Türk edebiyatı içerisinde çok çok önemli bir yeri olan Cengiz Dağcı'nın elimizde çekilmiş hiç bir filmi yoktu. O çok daha fazlasını hak eden bir insan".

Dernek Başkanı Celal İçten, Cengiz Dağcı'ya hediye ettiği Kırım Kalpağı onu çok heyecanlandırdı. "Vallahi yıllardır giymemiştim. Kırım'da iken giyerdim..." dedi.

Celal İçten'in Mart ayında İstanbul'da yapılması planlanan Kırım Tatar günleri için İstanbul'a ve Kırım'a davet etmesini de heyecanla karşılayan yazarımız Kırım'dan ayrıldığından beri belki de ilk defa böyle bir daveti olumlu yönde değerlendirme fikrine geldi. "Vallahi Kırım'a gitsem. Memiş bayırı var. Çocukluğumda sık sık oraya çıkardım. Oranın manzarası çok güzeldir. Orada oturur, Ayuv Dagı, Gurzuf'u adaları, Karadeniz'i seyrederdim. Ah oraya Memişin Bayırına çıksam da orada son nefesimi versem" diyordu, bu davet karşısında.

Cengiz Dağcı bu ziyarete, derneğimize, vakfımıza ilk eserlerini yazdığı ilk daktilosunu, imzalı resmini ve eşinin işlediği bir kanaviçeyi hediye ederek teşekkür etti. Dernek başkanımız Celal İçten, "Mart'ta İstanbul'a gelmesi çok önemli. Daha da önemlisi bizlere karşı gösterdiği sevgi ve güven. Kırım'ı hiç bir zaman unutmadan, toprağa borcunu ödeyen, yaptığı hizmetlere rağmen hala daha ' Kırım'a hizmet bitmez, biz bir şey yapmadık, Kırım'a olan borcumu nasıl ödeyebilirim ki, o bize çok şey verdi, biz ise daha henüz bir şey veremedik' diyecek kadar alçak gönüllü ve Vatan'a hizmetin sonunun olmadığını düşünen örnek bir Kırım sevdalısı" diyor.


Anket

  Cengiz Dağcı'nın Polonya'da tanınan bir yazar olabilmesi için sizce en etkil çalışma hangisi olurdu ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    505344 Ziyaretçi